Sabah saatlerinde uyanık olanlarınız hemen tanıyacaktır onları. En güzel şakımaları ile günümüzü neşelendiren minik kuşlar... Evet evet, minikler ama onlar da oruç tutar.
Ramazan ayında, pencere pervazlarına onlar için bırakılmış ekmek kırıntılarını yemeden geçerler. Bazı anneler ve düşünceli çocuklar bu işe şaşırırlar ama sonra Ramazan olduğunu hatırlarlar.
Oruçlu iken en geniş ve serin ağaç dalına tüner, şarkı söylerler. Şarkı söyledikçe vakit çabuk geçer, mis gibi ekmek kırıntılarını düşünmezler. Şakımalarını duyan herkes neşelenir. Çocukların oyunları keyiflenir. Fakat vakit geçtikçe boğazları kurur minik kuşların. Boğazı kuruyunca ve bir yudum su için iftarı beklemeye mecbur olunca sesleri kısılmaya başlar.
İftar yaklaştıkça şarkıları biter, sessizlikleri artar. Hepsi birer ikişer susmaya başlar. Herkes susunca hafif hafif kımıldayan yaprakların hışırtısından başka ses kalmaz olur. Bu hışırtı ve akşamüstü serinliği minik bedenlerini ferahlatır.
İftara dakikalar kala neşeleri yeniden artar minik kuşların. İftardan sonra sevinçle tekrar şarkılara başlarlar, en güzel kanat çırpma tekniklerini kullanarak neşe ile ağaçtan ağaca uçarlar. Tabi top atışından korkup bayılanlar da olur. Uyanınca onlar da katılır arkadaşlarına. Sahura kadar bu neşe devam eder. |